kısa
İhtiras Oyunu - II
Fabian ve Vanessa, saunalara ve buhar odalarına açılan koridor boyunca ilerlediler. Yanından geçtikleri bir divanın üzerinde bir kız uzanmış yatıyordu; çıplaktı, parlak gözlerini tavana dikmişti. Çelimsiz vücutlu ve ter içinde kalmış bir grup adam, kızın yumuşak vücudunu sırayla ziyaret ediyorlardı; onun varlığına sahip olmaya kararlıydılar. Kızı her dürtüşlerinde divan duvara çarpıyor, ritmik olarak sallanıyordu.
- Devamı
- 11305 kere okundu
İhtiras Oyunu - V
İçinde büyük bir yüzme havuzu bulunan bir salonda yalnızdılar. Havuzun kıyılarına çepeçevre parlak fayanslar döşenmişti. En uzak köşesinde bir sauna vardı. Havuzun üzerine yarı saydam bir buhar tabakası asılı kalmıştı. Hareketli yeşil ışıklar suyunyüzeyini yalayıp geçiyor, havuzun dibini gözler önüne seriyordu. Burası, bu tatlı sessizliğiyle, pekala bir evin salonu da olabilirdi.
“Hepsi senin”, dedi Fabian gülümseyerek ve Vanessa’nın elini bıraktı. “Tam istediğin şey: Serin ve bol su.” Havuzun kenarındaki süslü bir kanepeye uzandı.
- Devamı
- 13398 kere okundu
İhtiras Oyunu - VI
Salon yeniden sessizleşti, havuzun yüzeyi duruldu, önce saydam olan su, üzerine vuran ışıkların etkisiyle donuk bir renk aldı. Vanessa ayağa kalktı, Fabian’ın uzanmış olduğu kanepeye gitti, bir elini Fabian’ın başının altına sokarak destek yaptı. Sonra kanepenin kenarına tünedi; Fabian’ın konuşmasını bekler gibi bir hali vardı. Fabian’a bakmadan, belli belirsiz titredi.
- Devamı
- 27078 kere okundu
Oğlak Dönencesi - VIII
Eğer oracıkta elime güzel, sulu bir yarık ya da dünyanın tüm yarıkları verilseydi gözümü bile kırpmadan geri çevirirdim.(...)Rita'yı ve onun özel , olağanüstü yarığını düşünmemden birkaç dakika sonra New York'a giden trende, eşsiz bir ereksiyonla yolculuk ediyordum.(...)Benim istediğim onu kendi evine götürüp Maxie'nin burnunun dibinde, girişte yapmaktı -öyle de yaptım. Yaparken de Maxie'nin mankeni nasıl giydirdiğini ve benim yarık sözcüğüme nasıl güldüğünü düşündüm. Tam kahkahayı patlatmak üzereydim ki kızın gelmekte olduğunu ayrımsadım.
- Devamı
- 3330 kere okundu