Oğlak Dönencesi - XI

Bir süredir ders verdiğim için onu iyi tanıyordum.Normal bir yarığı olduğunu, arada sırada iyi bir düzüşmenin hoşuna gideceğini kabullenmesi için elimden geleni yapıyordum.(...)Parmağımı içine sokmayı bile başardım.(...)Gerçekten de kuruydu yarığı, biraz da sıkıydı. Ama bunu kadının isterisine verdim.(...)”Dinle şimdi, kucağıma otursan belki...” diyerek onu kucağıma çıkardım. Bu arada elimi yumuşakça, eteğinin altına kaydırarak dizinin üstüne koydum. “Belki biraz böyle oturursan kendini daha iyi hissedersin...şimdi daha iyisin ya?” Hiçbir şey söylemedi. Ama direnmedi de, gözlerini kapayıp uzanmakla yetindi. Alçak sesle yatıştırıcı sözler ederek elimi ağır ağır bacağının üzerinde yukarılara doğru kaydırdım. Parmaklarımı deliğine sokup dudaklarını araladığımda bulaşık süngeri gibi ıslak olduğunu gördüm. Yavaşça ovarak yarığını azar azar araladım.(...)Ben işimi sürdürdükçe onun da sulanması, açılması arttı. Şimdi dört parmağım da içindeydi. Dört parmağım daha olsaydı onları da sokardım içine. Kocamandı yarığı, alabildiğine de genişlemişti.(...)Ağzı açıktı, soluyup, duruyordu.(...)Artık onu becerebilirdim.(...)Üstündekileri çekip çıkararak yere fırlattım. Kanepenin üstünde azıcık düzdükten sonra, içinden çıkıp onu giysilerinin üstüne, yere yatırdım; yeniden içeri girdiğimde büyük bir beceriyle emerek sıkmaya başladı benimkini.

Bu hikayeyi dinlemek ister misiniz ?