Oğlak Dönencesi - VIII
Eğer oracıkta elime güzel, sulu bir yarık ya da dünyanın tüm yarıkları verilseydi gözümü bile kırpmadan geri çevirirdim.(...)Rita'yı ve onun özel , olağanüstü yarığını düşünmemden birkaç dakika sonra New York'a giden trende, eşsiz bir ereksiyonla yolculuk ediyordum.(...)Benim istediğim onu kendi evine götürüp Maxie'nin burnunun dibinde, girişte yapmaktı -öyle de yaptım. Yaparken de Maxie'nin mankeni nasıl giydirdiğini ve benim yarık sözcüğüme nasıl güldüğünü düşündüm. Tam kahkahayı patlatmak üzereydim ki kızın gelmekte olduğunu ayrımsadım. Bu bir Yahudi organda rastladığım uzun, derin orgazmlardan biriydi. Parmaklarımın ucu tam içine girmek üzere, ellerimle kalçalarından tutmuşken kız titremeye başladı. Bunun üzerine onu yavaşça kaldırıp organımın üstünde dans ettirmeye başladım. Öylesine bir havadaydı ki aklını kaçıracak sandım. Ayaklarını yere değdirene kadar dört ya da beş kere orgazm oldu sanıyorum. Bir damla bile dökmeden çıkararak onu yere yatırdım.(...)Bunu özellikle söylüyorum, çünkü ona iyice geçirmeden önce otobüs paramı bunların içinden almaya karar vermiştim. İşte Maxie'yle birlikte olup kardeşinin yarığına bakmak istediğimi söyleyeli daha birkaç saat olmuştu. Ve işte şimdi, sular fışkırtarak karşımda duruyordu. Daha önce bu işi yapmışsa bile doğru dürüst yapmadığı anlaşılıyordu. Ben de bu arada Maxie'nin burnunun dibinde kızkardeşinin kutsal, olağanüstü özel yarığını pompalarken, hiç olmadığım kadar soğukkanlıydım.(...) Birisi beni haftalardır, aylardır rahatsız eden bu özel ve gizli yarığın gerçek olduğunu kanıtlamalıydı. Bunu benden daha iyi kim yapabilir? Doruklar arasında öyle hızlı düşünüyordum ki organım birkaç santimetre uzamış olmalı. Sonunda yapacağımı arkadan yapmaya karar verdim. Önce irkildi. Ama sonra içinden çıktığımı ayrımsayınca neredeyse aklını oynatacak oldu. “Ah evet. Ah, yap. Yap!” İşte böyle sözlerle mırıldanmaya başlayınca gerçekten heyecanlandım. Tam içine sokmuştum ki gelmeye başladığımı hissettim. Omuriliğimin dibine kadar süzülmüş gibiydim. Onu öylesine derine sokmuştum ki sanki içimden bir şeyler koptu. İkimiz de köpekler gibi soluyarak bitkin bir biçimde düştük.(...)Çok kısa bir zaman sonra onun önce elleriyle sonra da ağzıyla işe giriştiğini gördüm. O anda yarı ereksiyonum sürüyordu. Onu ağzına alığ dişleriyle okşamaya başladı. O anda gözümde şimşekler çaktı. Bundan sonra nasıl olduysa, onun bacakları benim boynumda benim dilim onun içindeydi. Yılan balığı gibi kıvranıyordu. Aman Tanrım, yardım et bana! Yine o uzun, derin, can çekişmesini andıran doruklardan birine geldi. İnsanın aklını başından alan garip mırıltılar, sesler çıkarıyordu. Sonunda çekip ona yeter demem gerekti. Amma da yarık ha! Benim tek istediğim, şöyle bir bakmaktı oysa!
- 3327 kere okundu