İhtiras Oyunu - V

İçinde büyük bir yüzme havuzu bulunan bir salonda yalnızdılar. Havuzun kıyılarına çepeçevre parlak fayanslar döşenmişti. En uzak köşesinde bir sauna vardı. Havuzun üzerine yarı saydam bir buhar tabakası asılı kalmıştı. Hareketli yeşil ışıklar suyunyüzeyini yalayıp geçiyor, havuzun dibini gözler önüne seriyordu. Burası, bu tatlı sessizliğiyle, pekala bir evin salonu da olabilirdi.
“Hepsi senin”, dedi Fabian gülümseyerek ve Vanessa’nın elini bıraktı. “Tam istediğin şey: Serin ve bol su.” Havuzun kenarındaki süslü bir kanepeye uzandı.
Vanessa ayakkabılarını çıkardı, eteğini sıyırdı, havuzun kıyısına oturarak bacaklarını sarkıttı, ayaklarıyla suyu dalgalandırdı. Sırtı Fabian’a dönüktü.
Birden hiçbir şey söylemeden, süveterini çıkardı ve Fabian’a attı. Ayağa kalktı, eteğini ve külotunu çıkardı, kanepeye yaklaştı, giysilerini Fabian’ın yanına bıraktı. Karnı, Fabian’ın yüzüne neredeyse değecekti. Henüz uyarılmamıştı Fabian; ağzının kuruduğunu hissetti.
Başını kaldırıp kızın kasığına baktı. Vanessa, Fabian’ın kendisini keşfetmesi için bacaklarını açtı, bakışlarını ona dikerek bir süre öylece bekledi. Fabian, içinde bir şeylerin kıpırdandığını hissetti, ama sessiz ve hareketsiz kaldı.
Vanessa tekrar havuza döndü ve suya atladı. İyi eğitilmiş bir yüzücünün hareketleriyle sessizliği bozmadan suyu yararak yüzdü. Birkaç kulaç attıktan sonra kıyıya vardı ve dışarı çıktı. Islak saçları geriye toplanmış, parlıyordu.
Fabian bir havlu attı ona. Vanessa havluyu vücuduna sarıp, göğüslerini ve kalçalarını örterken, Fabian’ın içinden, kalkıp kızın yanına gitmek geldi ama yerinden kıpırdamadı.
Kapı açıldı; kahkahalar atıp bağıra çağıra konuşan dört erkekle iki kadın daldı içeri. Otuz beş yaşlarındaydılar, hepsi de siyahtı. Vanessa ile Fabian’a bakarak havlularını yere attılar ve peşpeşe havuza daldılar. Kısa boylu, iri göğüslü ve geniş kalçaları olan kadınlar, havuzun sığ yerine çömeldiler, vücutlarını ıslatıp suları dalgalandırdılar. İri yarı olan adamlar ise havuzu boylu boyunca yüzdüler, birbirlerine su attılar, kadınların önünde türlü türlü maskaralıklar yaptılar.
Adamlardan biri, yüzerek kıyıda oturan Vanessa’nın yanına geldi; su sıçratmamaya özellikle dikkat etti. Gülümseyerek Vanessa’ya baktı ve havlunun altındakilere duyduğu ilgiyi gizlemeden, çapkınca bir tavırla başını gözlerine kadar suya daldırdı. Vanessa da gülümseyerek karşılık verdi. Adam iyice yaklaştı; elleri Vanessa’nın ayaklarına değdi.
“Bu karşılaşmamızı birlikte yüzerek kutlamaya ne dersin bebek?” diye sordu adam, başını kızın ayakları dibinde sallayarak.
“Ben bu iş için çok soğuğumdur”, dedi Vanessa geri çekilerek. Sesi hafif ama tereddütsüzdü.
“Bana hiç soğuk görünmüyorsun güzelim”, dedi adam keyifle.
Belki ama sen bana soğuk görünüyorsun”, diye cevabı yapıştırdı Vanessa gülümseyerek. Sonra iyice cüretkarlaştı. “Yine de, seninkisi şimdiye kadar gördüklerimin en uzunu!”
Bu konuşmayı duyan havuzdaki diğer adamlar, yüzerek yaklaşmaya başladılar. Kahkahalar su şapırtılarına karıştı.
“En uzunu mu? Dalga geçmiyorsun ya?” Adam önce sevindi, sonra kafası karıştı.
“En uzunu dedim ya!” Vanessa ayaklarıyla adamın yüzüne su sıçratarak takıldı. “Bana inanmıyorsan babama sor”, dedi sonra, Fabian’ı işaret ederek.
“Baban mı?” Adam şaşkınlıkla geri sıçradı, gözlerindeki suları silerek baktı. “Babanı mı getirdin buraya?”
“Onun beni getirmediğini nereden biliyorsun?” dedi Vanessa. Havuzdaki erkekler ve kadınlar, bunu nasıl karşılayacağını anlamak için Fabian’a baktılar.
“Benim tatlı kızım en uzunu diyorsa, mutlaka öyledir”, dedi Fabian sözcükleri teker teker telaffuz ederek. “Okuldayken, hangisinin uzun olduğuna karar verebilecek kadar çok oynadı o aletlerle.”
Devre dışı kalmak istemeyen iki kadın, havuzun sığ kenarından dışarı çıktı.
“Sen henüz hiçbir şey görmemişsin tatlım”, dedi biri, kıkırdayarak. “Genç hanımı rahat bırakalım”, dedi sonra erkeğine. Adamı azarlayan sesinde hem alaycı, hem de sevecen bir hava vardı.
Benim herifin bütün zoru, bu işi ne kadar sürdürebileceği değil de, aletin boyudur hep”, diye devam etti, tatlı bir kahkaha patlatarak. Adam, yüzerek ona yaklaştı; öfkelenmiş bir tavır takınmıştı. Kadın, suları şapırdatarak kaçtı.
Eğlence sona ermişti; birer birer havuzdan dışarı çıkmaya başladılar, havlularını topladılar, Fabian ve Vanessa’ya el sallayarak gittiler.